*** EFTİHİSİN BLOGUNA HOŞGELDİNİZ ***

KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN TER KOKUSUNU

HAYATI TEK BAŞINA İÇİNE SIĞDIRAMAZSIN

‘Öğretmenim, babamın grevi bitti...’

16/12/2007 | Kategori: hayat iste

Kocaman kara ıslak gözleriyle bana bakarak, “Babam grevde öğretmenim, onun için ben bu çocuk tiyatrosuna gelemeyeceğim” dedi. Bütün bunları söylerken titrek bir sesle ve olanca çekingenliği vardı üzerinde. Ben ise kente gelen çocuk tiyatrosuna hep birlikte gitmenin güzelliğinden söz ederken öğrencilerime, Küçük Merve’nin bu sözlerinin şaşkınlığıyla; “Bu ne güzel şeydir!” dediğimi anımsıyorum. O bu sözlerime gecikmeden “Grevin neyi güzel öğretmenim! Babam greve katıldığı için maaşını alamıyor ki. Tiyatro biletini alamayacağım için de sizlerle birlikte gelemiyorum” dedi. Hep birlikte Merve de dahil çocuk tiyatrosuna gittik gitmesine; ama bir yerlerden başlayıp nasıl anlatılırdı,

bu küçük yüreklere ‘Telekom işçisinin grevi’.
“Bakın beni dinleyin çocuklar; sizlerle birlikte geçmiş zamana doğru bir yolculuğa çıkalım hadi!” dedim. “Ülkemizin işgal edildiği yıllara -Kurtuluş Savaşı yıllarına- gidelim. O zorlu mücadele verilirken haberleşmenin öneminden söz edelim.”

Hepsi söylenenleri can kulağıyla dinlerken Merve’nin ilgisi başkacaydı.

Ne de olsa greve çıkmış Telekom işçisi bir babanın kızıydı o.
O günlerde İngiliz işgal güçleri telgrafhanelerimize el koymuştu. Ancak yine de yurdunu seven birçok yürekli telgraf memuru, tüm baskılara karşın haberleşmeyi sağlamaya çalışıyordu. Telgrafçı Manastırlı Hamdi Efendi bunlardan en bilineniydi. Hele sizin yaşlarınızdaki ‘Sallabaş Kemal’ çocuk yaşına karşın cepheyle haberleşmeyi sağlamayı başarmıştır. Anadolu’da başlayan bu mücadelenin en iyi şekilde yürümesi için o tarihlerde Ankara’da Telgraf İdaresi kurulmuştu çocuklar (bu kurumun adı sonra PTT olacaktır). Ve şimdilerde bildiğimiz şekliyle Telefon İdaresi kısmı özelleştirilmiştir. Bu günlerdeki Telekom işçileri çalışma koşullarını iyileştirmek ve daha insanca bir yaşam sağlayacak ücret için greve çıkmışlardır. Unutmayalım ki çocuklar; Merve’nin babası dahil greve katılan tüm Telekom işçileri Kurtuluş Savaşı yıllarımızdaki Telgrafçı Manastırlı Hamdi Efendi kadar ülkelerini seven insanlardır. Ve bu işçiler aynı zamanda Telekom’un yabancılara satılmasına da karşı çıkmışlardı. Onları anlamak zor olmasa gerek diyerek konuşmamı tamamladım.
Epey zaman sonra Merve -kara gözlerinin olanca iriliğiyle- bana bakarak okul bahçesinde; “Grev bitti öğretmenim, babam bugün işbaşı yapacak!” diyerek ortalığın sessizliğini bozdu. Bu kez “Ne güzel şey değil mi Merve!” deyişime şaşırmadı. O grevi başarmış bir Telekom işçisinin kızıydı…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN TER KOKUSUNU Yorum (6) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar>

‘Öğretmenim, babamın grevi bitti...’

Kocaman kara ıslak gözleriyle bana bakarak, “Babam grevde öğretmenim, onun için ben bu çocuk tiyatrosuna gelemeyeceğim” dedi. Bütün bunları söylerken titrek bir sesle ve olanca çekingenliği vardı üzerinde. Ben ise kente gelen çocuk tiyatrosuna hep birlikte gitmenin güzelliğinden söz ederken öğrencilerime, Küçük Merve’nin bu sözlerinin şaşkınlığıyla; “Bu ne güzel şeydir!” dediğimi anımsıyorum. O bu sözlerime gecikmeden “Grevin neyi güzel öğretmenim! Babam greve katıldığı için maaşını alamıyor ki. Tiyatro biletini alamayacağım için de sizlerle birlikte gelemiyorum” dedi. Hep birlikte Merve de dahil çocuk tiyatrosuna gittik gitmesine; ama bir yerlerden başlayıp nasıl anlatılırdı,

bu küçük yüreklere ‘Telekom işçisinin grevi’.
“Bakın beni dinleyin çocuklar; sizlerle birlikte geçmiş zamana doğru bir yolculuğa çıkalım hadi!” dedim. “Ülkemizin işgal edildiği yıllara -Kurtuluş Savaşı yıllarına- gidelim. O zorlu mücadele verilirken haberleşmenin öneminden söz edelim.”

Hepsi söylenenleri can kulağıyla dinlerken Merve’nin ilgisi başkacaydı.

Ne de olsa greve çıkmış Telekom işçisi bir babanın kızıydı o.
O günlerde İngiliz işgal güçleri telgrafhanelerimize el koymuştu. Ancak yine de yurdunu seven birçok yürekli telgraf memuru, tüm baskılara karşın haberleşmeyi sağlamaya çalışıyordu. Telgrafçı Manastırlı Hamdi Efendi bunlardan en bilineniydi. Hele sizin yaşlarınızdaki ‘Sallabaş Kemal’ çocuk yaşına karşın cepheyle haberleşmeyi sağlamayı başarmıştır. Anadolu’da başlayan bu mücadelenin en iyi şekilde yürümesi için o tarihlerde Ankara’da Telgraf İdaresi kurulmuştu çocuklar (bu kurumun adı sonra PTT olacaktır). Ve şimdilerde bildiğimiz şekliyle Telefon İdaresi kısmı özelleştirilmiştir. Bu günlerdeki Telekom işçileri çalışma koşullarını iyileştirmek ve daha insanca bir yaşam sağlayacak ücret için greve çıkmışlardır. Unutmayalım ki çocuklar; Merve’nin babası dahil greve katılan tüm Telekom işçileri Kurtuluş Savaşı yıllarımızdaki Telgrafçı Manastırlı Hamdi Efendi kadar ülkelerini seven insanlardır. Ve bu işçiler aynı zamanda Telekom’un yabancılara satılmasına da karşı çıkmışlardı. Onları anlamak zor olmasa gerek diyerek konuşmamı tamamladım.
Epey zaman sonra Merve -kara gözlerinin olanca iriliğiyle- bana bakarak okul bahçesinde; “Grev bitti öğretmenim, babam bugün işbaşı yapacak!” diyerek ortalığın sessizliğini bozdu. Bu kez “Ne güzel şey değil mi Merve!” deyişime şaşırmadı. O grevi başarmış bir Telekom işçisinin kızıydı…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

16/12/2007 | Kategori: hayat iste | Yorum (6) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

  1. Yazan: ozlemlehayat | Tarih: 2007-12-20 21:44:05
    Konu: selam
    Yüreğine damla damla umut, günlerine bin tatlı mutluluk dolsun.Sevdiklerin hep yanında olsun, yüzün ve gülün hiç solmasın Bayramın Kutlu Olsun

    Bağlantı >

  2. Yazan: angelpretty | Tarih: 2007-12-20 15:54:16
    Konu: Mutlu Bayramlar
    Dostluğu, sevgiyi ve geleceği... Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı... Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.

    Bağlantı >

  3. Yazan: alaska1 | Tarih: 2007-12-20 09:54:44
    Konu: günaydın
    Bu mutlu günde, güzel insanlara, özel insanlara, hani vazgeçemediklerimize, sevgilerimizi, saygılarımızı, dualarımızı gönderiyoruz. Her gününüz bir bayram olsun

    Bağlantı >

  4. Yazan: busecegunler | Tarih: 2007-12-19 23:14:20
    Konu: ben geldim:)
    Her ilkbaharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi, bu bayramın da sana ve ailene mutluluk ve neşe getirmesi dileğimle. Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara

    Bağlantı >

  5. Yazan: smyrne | Tarih: 2007-12-16 16:28:53
    Konu: ...
    öğrencilerimizden
    ne çok şey öğreniyoruz
    öğrettiğimiz kadar
    ne çok şeyi veriyoruz
    ve alıyoruz onlardan..
    seviyorum ben bu mesleği
    ve bana öğrettiklerini..


    ..


    merve gelemem tiyatroya dediğinde sana
    benim burada gözlerim doldu..
    ve sebebi,
    babasının ne pahasına olursa olsun verdiği mücadele
    ve bundan vazgeçmeyişi//vazgeçmeyişleri..

    hayat bazen direnmek gerektiriyor..
    bazen inandığın şeyin arkasında durmayı gerektiriyor..
    bedeli yok mu?!
    var elbet..
    işte bunu bile bile direniyorsa insan
    cesurdur işte o zaman..


    sağlıcakla
    sevgiyle..

    Bağlantı >

  6. Yazan: beyazgelinciik | Tarih: 2007-12-16 14:34:31
    Konu: ...
    şimdi ben takıldım kaldım mervenin iri siyah gözlerine..
    en çokta çoçuk sevincini hayal ettim en son cümlede..
    pazar pazar bi öyleyim bi böyle...

    sevgiyle kal..

    Bağlantı >