*** EFTİHİSİN BLOGUNA HOŞGELDİNİZ ***

KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN TER KOKUSUNU

HAYATI TEK BAŞINA İÇİNE SIĞDIRAMAZSIN

İNAN BATMIŞ ŞEHİRLER GİBİ ONARILMAZ ANILAR

19/3/2008 | Kategori: Murathan Mungan

 

Biri beyaz biri kara iki kedi..
birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına birbirlerine şefkatle sarılarak,birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar.Gölgeler akşamüstünü söylüyor.
Yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi.Yüzlerini görmüyoruz ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır. Belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu, uzun yolları da göze alabilen bir dostluk

Ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?Akşam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı ayakların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu,değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? ...

Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ilerde bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına,bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? karşımıza çerken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürüklerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir,her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün...

Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
ya da olanlar olması gerekenler değildir.
Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
gün gelir kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir...

Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.Bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa;hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığınız,omzunun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip 'Nasıl olsa ilerde bir gün tekrar karşıma çıkar.' dediğinizdir.Oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir O,boş yere bu sokaklarda aranırsınız...

 

Murathan MUNGAN



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN TER KOKUSUNU Yorum (9) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar>

İNAN BATMIŞ ŞEHİRLER GİBİ ONARILMAZ ANILAR

 

Biri beyaz biri kara iki kedi..
birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına birbirlerine şefkatle sarılarak,birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar.Gölgeler akşamüstünü söylüyor.
Yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi.Yüzlerini görmüyoruz ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır. Belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu, uzun yolları da göze alabilen bir dostluk

Ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?Akşam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı ayakların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu,değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? ...

Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ilerde bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına,bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? karşımıza çerken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürüklerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir,her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün...

Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
ya da olanlar olması gerekenler değildir.
Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
gün gelir kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir...

Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.Bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa;hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığınız,omzunun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip 'Nasıl olsa ilerde bir gün tekrar karşıma çıkar.' dediğinizdir.Oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir O,boş yere bu sokaklarda aranırsınız...

 

Murathan MUNGAN



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

19/3/2008 | Kategori: Murathan Mungan | Yorum (9) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

  1. Yazan: SessizSenfoni | Tarih: 2008-03-25 15:32:24
    Konu: ...

    İki tırnak işareti arasına sığan bir kaç kelimeydin sen,
    İçimi oyup geçen rüzgarlara inat, yürek durağımda beklediğim tek yolcu.
    Gerçeklerde aramıyorum artık seni
    Gerçek olmadığına inandırdım kendimi.
    Kırgınım yalnızca
    Hatta adı aşk ile başlayan cümleler
    Kulağımı tırmalayan rahatsız edici birer ses artık
    Mülteci bir kaçaklığım vardı eskiden
    Şimdilerde çığlık çığlığa sana susuyorum !

    Gülüşlerin gözlerine ışık olsun eftihis...

    Bağlantı >

  2. Yazan: UmudunRengi | Tarih: 2008-03-22 16:13:21
    Konu: Anılara küskün görüntülerde yaşarmış meğer düşler.. Ve geceler hep yıldızları gizlemezmiş koynunda...
    Sen gelince...
    Silkiniyor, titriyor ve kendine geliyor şehir...
    Gün ortası oluyor gece yarısı..
    Sen gelince gidiyor yalnızlığım, umutsuzluk terk ediyor yüreğimi..
    İçimi çocuksu bir sevinç kaplıyor..
    Ve sokağımın adı mutluluk oluyor...

    Sen gülünce...
    Gülüyor şehir..
    Tüm sevinçleri kucaklayıp bana armağan ediyor..
    Dağılıveriyor hüzünlü bulutlar bir çırpıda..
    Derin bir huzur kaplıyor sokakları..
    Ve hareketleniyor yüreğim uçacakmışçasına..
    Utanıyor şehrin asık yüzü sana bakıp..
    Tebessümler art arda diziliyor dudaklarımda..
    Sen gülünce; ben de gülüyorum...

    Sen konuşunca...
    Susuyor, çıtı çıkmıyor hüzünlerin..
    Koşar adım uzaklaşıyor ulaşılmaz hayallerim..
    Susuyor vadesi dolmuş suskunluğum sen konuşurken..
    Sözlerine sarılarak uyuyorum, sessizliğin yerine..

    Sen susunca...
    Susuyor tüm şehir..
    Gel-gitlerim bitmiyor kendi içimde..
    Gidiyorum ama gelemiyorum..
    Sen susunca; sesler susuyor, ben susuyorum...
    Bu koca şehir susuyor...
    Susuyoruz, susmalara lanet ederek..

    Sen gidince...
    Benden gidiyor şehir..
    Güneşini sırtına sarıp kayboluyor umutlarım ufukta..
    Yollarım, yollarına düşüyor peşin sıra..
    Gölgen görülmez oluyor saçlarımda..
    Ve ben öylece kalakalıyorum koca bir boşlukta...

    Sevgiyle kal...

    Bağlantı >

  3. Yazan: feminist1725 | Tarih: 2008-03-21 14:28:37
    Konu: .........
    sürgün yeridir aşk yüreğimde, açlığına bile boyun eğdiğim..kapama gözlerini, sesini uzak tutma..sancılarına vedaların düşlerle direniyorum..dilimde bakire bir bekleyiş, gelip bozmanı diliyorum..
    dokunamadım sevdanın yanık tenine
    oysa istemlerin süzgecinden taşar hayat, bilirim
    hangi yüreğin terk edişlerinde göçebe kaldı özlemler..?
    sılası uzak değil kavuşmaların, sessizce direnirim
    ah tütün kokulu sevişmelerin çıplak sarılışı
    sözüm var, göğsümde dinlendireceğim ıslak dudaklı başını
    soyun ve arın kasıklarında biriken özlemlerden
    ..beş yaşında parmaklarımdan kayan uçurtmam gibidir aşk ellerimde, gidişlerine bile söz geçiremediğim...artık ağlamayacağım dediğim an barıştım aynalarla..aldığım nefese borcum var, yüreğimi güldüreceğim..
    anladım, niyetin yok gelmeye
    ben bekleyişleri kapımdan kovdum,
    sen bulup getiriyorsun ellerinle
    dinlediğin son şarkıda kal,
    gelinlik bir kız gibi değil artık sabrım sevgilerimde
    tutulmayan sözlerde yitirdim masumiyetimi
    kelimelerim bu yüzden keskin ve asi, gülüşlerimde bile
    ..çiçek kokulu bir huzurdur aşk burnumun direğinde, yapraklarını öpebilmek için bile aylarca beklediğim..gitmelerin bıraktığı helis acılar küçülüyor ve kabuk bağlıyor zamanla..geçmeyen tek şey hüzündür gözlerde biriken..yeni doğmuş bir bebek değilim maalesef, yaşadım ve büyüdüm..tanıştığımıza memnun oldum aşk, mümkünse çok sık görüşmeyelim..

    çıldırdı gece, kayan yıldızlardaki dilekler karıştı
    dibi tuttu kelimelerin,
    şiirlerde yanık kokusu var

    ritimler coştu, Ege;nin nabzını ölçüyor süslü yeminler
    bir adam ninni söylüyor sevdayı uyutmak için
    bir kadın havanda sitemlerini dövüyor
    bir gülüş bedenden akıp ayak parmaklarına kadar iniyor
    bir yaş daha yaşlanıyor gece
    gözlerde dilsiz vedaların nemli sorgusu var
    ...notaları yaralanmış bir şarkıdır aşk dilimde, acısını dindirebilmek için defalarca söylediğim..serkeş bir hüznün esintisinde demleniyor vurgu(n) lardaki şimali düşler..korkular gölgeli..ne istediğini bilmiyor duyguların ırzına geçen kelimeler...kulaklarını tıka yüreğim, beni yorma..
    bir sena düşüyor dudaklarıma
    ulaşamadıklarımı kutsuyorum
    ve seslemliyorum şimdi
    aşk, kutsanmıştır artık...!

    pelin onay
    ............


    Düzenleyen feminist1725 gün: 21/3/2008 saat: 14:30

    Bağlantı >

  4. Yazan: busecegunler | Tarih: 2008-03-21 08:01:31
    Konu: günaydınnnnnnn
    heeee şöyle yaaaa arada piştttt de de bende yaşadığını bileyim:))))tşk ederim çok iyiyim eftihis sen nasılsın bakalım?hayat nasıl gidiyo.hayırlı cumalar
    sana sevgilerimi bıraktım al olur mu:)

    Bağlantı >

  5. Yazan: feminist1725 | Tarih: 2008-03-20 00:39:15
    Konu: ....
    neden o zaman hep kaybetmeyi ister gibi davranıyoruz ?

    Bağlantı >

  6. Yazan: SessizSenfoni | Tarih: 2008-03-19 22:33:29
    Konu: ...

    Dualarının kabul olması dileğiyle arkadaşım...
    Hayırlı kandiller olsun...


    Hep sevgiyle kal... Hep umutla... Aşkla... Ve şansla...

    Bağlantı >

  7. Yazan: sandrake | Tarih: 2008-03-19 20:06:52
    Konu: *
    yıllar geçtikçe anlıyor insan, terkettiğinin yada gitmesine izin verdiğinin değerini.. ama o "an" için en doğru seçim gibi geliyor taki o sevgili yada dost yıllar sonra ansızın aklına düşünceye kadar... yaşadıklarımız bizim seçimimizden ibaret.. Can Dündar'ın dediği gibi ;
    "Herşeyin sıradanlaştığı bir dünyada bazen kaybetmek en doğru seçimdir, ... ve o dünyada en yerinde tercih, vazgeçiştir.."
    sevgiler

    Bağlantı >

  8. Yazan: matrakiye | Tarih: 2008-03-19 18:51:04
    Konu: merhabalar
    Bugün her yer Mekke; Peygamberi bekliyor Medineliler gibi karşılamaya hazır mısınız? Kandiliniz kandil olsun.

    YÜREĞİNİZİN GERCEK SAHIBINE EN GUZELE EMANET OLUN

    muhabbetle ve daima Muhammed ile..

    vesselam

    sevgilerlimle..
    www.matrakiye.com

    Bağlantı >

  9. Yazan: 1beyazkardelen | Tarih: 2008-03-19 11:28:10
    Konu: merhabalar
    Gül sevginin tacıdır, her bahar bir gül taçlanır. O gül ki Muhammet'i hatırlatır. Onu hatırlayana gül koklatır.
    Gül kokulu sevgi dolu nice kandiller.

    Bağlantı >