*** EFTİHİSİN BLOGUNA HOŞGELDİNİZ ***

KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN TER KOKUSUNU

HAYATI TEK BAŞINA İÇİNE SIĞDIRAMAZSIN

DUVARDA ÇİVİLİ KERTENKELE

22/9/2007 | Kategori: hayat iste

 

 

Evinde köklü bir onarıma girişen bir Japon mimar, bu onarım nedeniyle duvarlardan birini yıkmak zorunda kalmıştı. Duvarın bir bölümünü yıktıktan sonra ilginç bir görüntüyle karşılaştı. Duvarı oluşturan iki tahta arasında, sıkışıp kalmış bir kertenkele vardı. Biraz daha dikkatle baktığında, kertenkelenin canlı olduğunu gördü. Onu oradan kurtarmaya çalışırken karşısına bu kez daha da ilginç bir görüntü çıktı: Kertenkele, bir çiviyle ayağından duvar tahtasına çakılmıştı.

 

Kısa bir süre düşününce Japon mimar, olayın gizini çözüverdi. On yıl önce ev yapılırken dışarıdan çakılan bir çivi, o an tahta duvarın iç bölümündeki kertenkelenin ayağına rastlamış ve ayağını delip onu tahta duvarın iç bölümüne çivilemişti.Peki nasıl olmuştu da kertenkele, bir santim boyu bile kıpırdayamadığı bu karanlık duvar boşluğunda on yıldan bu yana canlı kalabilmişti?

 

Japon mimar, evini onarma işini bıraktı, kertenkeleyi izlemeye başladı. Bu kertenkele herhalde havayla besleniyor değildi. O halde bunca yıl nasıl sürdürebilmişti yaşamını?Bir süre sonra duvar boşluğunda bir hareket oldu. Japon mimar, nereden çıktığının ayırdına varamadığı başka bir kertenkelenin geldiğini gördü.Şaşırmamak, hayret etmemek olanak dışıydı. Gelen kertenkele, ağzında yiyecek taşıyordu ve bu yiyeceği, duvar boşluğunda çivili duran kertenkeleye  getiriyordu.

 

Bu bir öykü değil, bir Japon mimarın tanık olduğu gerçek bir olaydır. Onun, bir türlü yanıtlayamadığı şu sorusuna, acaba siz yanıt bulabilir misiniz?Bu iki kertenkele arasındaki ilişki nedir? Onlar, “anne ve yavru” mu, “eş” mi, “kardeş” mi, yoksa  yalnızca iki “arkadaş” mıdır?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN TER KOKUSUNU Yorum (13) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar>

DUVARDA ÇİVİLİ KERTENKELE

 

 

Evinde köklü bir onarıma girişen bir Japon mimar, bu onarım nedeniyle duvarlardan birini yıkmak zorunda kalmıştı. Duvarın bir bölümünü yıktıktan sonra ilginç bir görüntüyle karşılaştı. Duvarı oluşturan iki tahta arasında, sıkışıp kalmış bir kertenkele vardı. Biraz daha dikkatle baktığında, kertenkelenin canlı olduğunu gördü. Onu oradan kurtarmaya çalışırken karşısına bu kez daha da ilginç bir görüntü çıktı: Kertenkele, bir çiviyle ayağından duvar tahtasına çakılmıştı.

 

Kısa bir süre düşününce Japon mimar, olayın gizini çözüverdi. On yıl önce ev yapılırken dışarıdan çakılan bir çivi, o an tahta duvarın iç bölümündeki kertenkelenin ayağına rastlamış ve ayağını delip onu tahta duvarın iç bölümüne çivilemişti.Peki nasıl olmuştu da kertenkele, bir santim boyu bile kıpırdayamadığı bu karanlık duvar boşluğunda on yıldan bu yana canlı kalabilmişti?

 

Japon mimar, evini onarma işini bıraktı, kertenkeleyi izlemeye başladı. Bu kertenkele herhalde havayla besleniyor değildi. O halde bunca yıl nasıl sürdürebilmişti yaşamını?Bir süre sonra duvar boşluğunda bir hareket oldu. Japon mimar, nereden çıktığının ayırdına varamadığı başka bir kertenkelenin geldiğini gördü.Şaşırmamak, hayret etmemek olanak dışıydı. Gelen kertenkele, ağzında yiyecek taşıyordu ve bu yiyeceği, duvar boşluğunda çivili duran kertenkeleye  getiriyordu.

 

Bu bir öykü değil, bir Japon mimarın tanık olduğu gerçek bir olaydır. Onun, bir türlü yanıtlayamadığı şu sorusuna, acaba siz yanıt bulabilir misiniz?Bu iki kertenkele arasındaki ilişki nedir? Onlar, “anne ve yavru” mu, “eş” mi, “kardeş” mi, yoksa  yalnızca iki “arkadaş” mıdır?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

22/9/2007 | Kategori: hayat iste | Yorum (13) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-11-09 09:32:05
    Konu: kertenkele
    anne ve çocuk

    Bağlantı >

  2. Yazan: arzununpenceresinden | Tarih: 2007-09-30 17:49:38
    Konu: çok güzeldi
    Gerçekten çok enteresan bir hikaye.
    Aralarındaki ilişki büyük bir sevgi bağıyla
    bağlı olan bir ilişki olduğu kesin.
    Bu yüzden bence en büyük olasılıkla
    anne-yavru diyesim geliyor ancak
    birbirini delicesine seven eşte olabilirler.
    Galiba kesin bir cevap vermek zor.
    Keşke kesin sonucu öğrenebilseydik:(

    Bağlantı >

  3. Yazan: busecegunler | Tarih: 2007-09-30 00:13:09
    Konu: ....
    selam eftihis.güzel bir hikaye.beğendim.sevgilerimi bıraktım sayfana....

    Bağlantı >

  4. Yazan: atlant | Tarih: 2007-09-28 23:15:02
    Konu: merhaba
    selam,bu yazıyı daha öncede okumuştum,ne muhteşem bir bağlılık,değilmi ?? ibretli bir yazı..

    Bağlantı >

  5. Yazan: BARIS59 | Tarih: 2007-09-28 16:34:23
    Konu: İNSANLAŞMA
    Sanıyorum,hayvanlar insanlaşmaya,insanar bir başka değişime doğru !

    İster kardeş,İster anne,ister sevgili bağı ile bağlı olsunlar. Öz de,mükemmel bir
    duygunun sarsılmaz devamlılığı var...

    Gözler dolmadan anlaşılmaz bu hikaye...

    Bağlantı >

  6. Yazan: beyazgelinciik | Tarih: 2007-09-28 12:51:47
    Konu: ...
    çok güzel bir hayat dersi.. sevgi nedir die sorulduğunda binlerce farklı cevap yazılır çizilir hiçbir anlam ve gerçekçilik taşımayan aslında..

    ama bu örnek "sevgidir" işte... budur gerçek sevgi böyle derin böylesine fedakar olan...

    sevgilerimle..

    Bağlantı >

  7. Yazan: amozonik | Tarih: 2007-09-28 11:20:16
    Konu: selam..
    BİR GERÇEK BU gerçek.İnsan algısı ve niyeti ile bu soruyu hangi açıdan yorumlarsak yorumlayalım biz daima yanılgıya düşeceğizdir.Çünkü insani ilişkilerin şu formlarının hepsinde -her ne kadar yok desek te-bunların şartları ve sonu vardır.(kabullenmek zor olsa da yüksek sesle)Biz buna doğanın gerçeği,işte gerçek diyelim.Bizce çok şaşırtıcı ama doğa incelendiği zaman bize oldukça natural aslında hiçte şaşırtıcı olmayan cevapları işte böyle örnekleyerek veriyor.Doğa gerçektir,inanılmaz olan -yabancılaşan- bizleriz...Ne anne-çocuk,ne kardeşlik,ne de arkadaşlık diye öğrendiklerimiz gerçekler değildir.Bunun cevabı şu anki homo-sapiens te kesin olarak yoktur.Bence elbet.Ama şaşırdığımıza göre bir şeyler uyanıyor demek ki,buraya yoğunlaşmalı...Bütün ilişkilerde öğrenilmiş olanı yaşıyoruz diyorum...Bunun adı özde olan bizim çoktan gömdüğümüz gerçek-sevgi-dir.Bugün hiçbir ilişkide bu yoktur.Var diyenleri iyice düşünmeye davet ederim...

    Kimbilir dilleri olsa bu bilinçle bizim için neler söyleyecekler..Bu halleri kalırsa elbet..Bir gerçeğin ,bir özün şaşırtması insanlık adına -UTANÇ VERİCİ-...
    bu beni ağlattı gerçekten.Çok etkilendim..Hele ki karşılıksız olması..Karşılıksız..

    saygılarımla..

    Düzenleyen amozonik gün: 28/9/2007 saat: 19:42

    Bağlantı >

  8. Yazan: smyrne | Tarih: 2007-09-27 17:28:58
    Konu: ...
    bu hikayenin ingilizcesini
    reading dersinde öğrencilerimle işlemiştik...
    güzel bir hikaye..

    ..

    sağlıcakla

    Bağlantı >

  9. Yazan: sevdalibulut | Tarih: 2007-09-27 16:22:12
    Konu: merhaba
    birbirlerinin herşeyi idiler bana göre
    çok güzel bir yazı saol

    Bağlantı >

  10. Yazan: carolisolabella | Tarih: 2007-09-26 12:56:03
    Konu: ...
    Hayat dersi:))
    nefis...

    Sevgimle

    Bağlantı >

  11. Yazan: sevilla | Tarih: 2007-09-24 04:23:26
    Konu: merhaba
    Aralarındaki ilişki her ne olursa olsun, demek ki bu sevimsiz görünen hayvancıklardan öğrenilecek çok şey var. Sanırım doğanın vahşileri bizleriz.Ve günden güne daha da acımasız oluyoruz. Devekuşu başını neden kuma gömer bilmiyorum, ama biz çevremize olan duyarsızlığımızdan gömüyoruz başımızı.

    Bağlantı >

  12. Yazan: UmudunRengi | Tarih: 2007-09-23 04:37:26
    Konu: '' Sevmek böyledir işte... ''
    '' Bir düş gördüm sonu olmayan..
    Gözlerimdeki bulut eridi birden...
    Odamdaki yıldızlar birer birer sönerken..
    Sakladığım güneş çıkıverdi cebimden...

    Nedir seni sevdiren anlayamadım..
    Kafam karmakarışık uyuyamadım...
    Yatağımda boşluksun ama..
    Yastığımdaki çukursun bana...

    İşte sen her gece düşlerime düşünce..
    Yerlebir yelkovan, yerlebir akrep...
    Gündüzler yok ki zaten..
    Oyunlar bir bilmece..
    Ne düşteyim ne gerçekte... ''

    '' Sevmek böyledir işte... ''

    Yaşanan olay gerçekten ilginç ve bir o kadar da inanılmaz... Hatta '' mucize ''...
    Sorunun yanıtına gelince ise; bu iki kertenkeleyi birbirine bağlayan bağ, '' anne ve yavru '' mu, '' eş '' mi, '' kardeş '' mi, yoksa yalnızca iki '' arkadaş '' mı bilemiyorum... Ama şundan eminim ki, onları birbirine bağlayan en değerli bağ; sevgi... Sevgi bağı olmadan '' anne ve yavru '' olsun, '' eş '', '' kardeş '' yada '' arkadaş '' olsun hangi bağ kopmadan böyle yıllarca sürebilir ki...
    Ve belki de öyle bir durumda uzatılan el; anne, kardeş, eş yada arkadaştan daha da değerli...
    Ama illaki bir ad koymak gerekirse de; ben ona '' hayat '' derdim...
    Çünkü iki tahta arasında onca yıl yaşama devam etmeyi sağlayan varlığın tek adı, olsa olsa ''hayat'' olurdu...
    Ve bu hayat bir canlıya ancak bir '' mucize '' yle sunulurdu...

    Belki de hepimizin ihtiyacı olan tek şey hayatımıza anlam katacak böyle bir mucize...
    Ve böyle bir mucizeyle sürecek onlarca sene...

    Sevgiyle kal...

    Bağlantı >

  13. Yazan: asivemavi36 | Tarih: 2007-09-22 22:25:26
    Konu: selamlar
    Sevgili arkadaşlar, gelin güzel bir şey yapalım. İlk önce LÖSEV'e Üye olalım. Gönüllü üyelikte yapacağımız tek şey yıllık 16 YTL aidat ödemek ve kan grubu bilgilerimizi sitedeki forma doldurmak. Yıllık 16 YTL aidatla lösemili bir küçük çocuğumuzun elinden tutmaya ne dersiniz?

    Kağıttan turnalar katlayalım ve bu turnaları bir adreste yığıp, yurdumuzdaki tüm hastanelerin onkoloji servislerini dolaşacak şekilde yollayalım. Oradaki hasta çocuklarımızı da bu kampanyaya dahil ederek turnaları yine aynı adreste toplayıp tarihin en büyük nükleer felaketini yaşamış Japonya&#8217;ya gönderelim.

    Bu turnaların bir kısmını Sadako Sasaki nin anıtına bıraktıralım, bir kısmını da Nükleer yapılanmayı protesto amacıyla ABD, Rusya ve Nükleer yapılanmayı sürdüren ülkelerinin devlet başkanlarına yollanmak üzere Hiroşima belediye başkanına teslim ettirelim.

    Eğer bu kampanyanın olabilirliliğine inanıyorsanız ve destek olmayı düşünüyorsanız lütfen görüşelim.

    Bağlantı >