KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN TER KOKUSUNU
HAYATI TEK BAŞINA İÇİNE SIĞDIRAMAZSIN
Kelimeleri Bırak, İşimiz Dokunmak

...saatleri geri alıyorum..birazdan yeniden sevişmeye başlayacak gözlerimiz..dudaklarımıza tastikli imzalar atacağız..rüzgar okşayacak tenini..söylemeyi unuttum, rüzgar gerçekte benim ellerim..
yaşlandı yaş(lar)ım
saçlarına ak düşmüş bir gülüşü öptüm boynundan
doğdum ve doğurdum
al üstümden yorganını gece,
üşüdüğüm zamanlarda susuyordum
açıldı kahkaha
tene düştü kalbi çarpan dokunuş
soyundu huzur, içine aldı özlemleri
nasibim olsun, bu son vuru(lu)ş
..gökyüzüne düştüm..çıplaklığımı örttü mavi..mavilerin içine gir sevgilim, aşk'ı üşütmeden sevişelim..acıtma yüreğimi..farkında olmadan irkilelim ve sevinelim..
uykusu kaçan bir gecenin bedenine dokundu sevi
usulca soydu üzerinde ağırlık yapan kaygıları
okşadı ve titretti, yüreği aydınlatan mumun alevini
parmaklarını doladı saçlarına
karanlığa yapıştı ıslak kavuşmaların sesi
aşk'ın dudakları kulağın altında
alev aldı özlemler
yakalandı hüzün, tutuştu utancın çırası çıkarken doruklara
sarıldı dil yarası
...devam et konuşmaya..kelimelerini yutup, cümleler doğurmak için yaklaştım nefesine..kabul ediyorum, bendeki bu delilik, hayatın içinden akan tescilli acılardan içti ve öyle sarıldı umudun bacaklarına..gülüşlerinde Akdeniz'in sıcaklığı var, yasla dudaklarını Ege'nin kıyılarına...
beni benden alıyor yüzündeki şehvet
sende kalmaya geldim,
perdeleri artık ört...
Yorum (12) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Mekanım Datça Olsun
Evveet ,tatilin ilk durağında Datçadaydım.Çok önceden görmeyi merakla beklediğim,bilerek isteyerek gittiğim yerdi Datça ve amacıma ulaşabildiğim için çok mutluyum.Her insan memnun kalmaz belki ama ben oldukça beğendim.
Doğası,denizi,tarihi,koyları,kültürü,felsefesi ve yaşamıyla oldukça cezbedici çok küçük,sessiz ve sakin bir yer Datça.Ben oldukça memnun olduğum için bloğumda ilk kez böyle bir tanıtıma yer ayırıyorum,beğeninize sunuyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum.
Datçada 7 tane mavi bayraklı koy var.Denizi tertemiz,pırıl pırıl,tek bir çöp dahi bulamazsınız.Yöre Halkı çoğu konuda öyle bilinçli ki,bu kadar doğal güzelliğin bozulmaması için gayretle çalışıyor.Örneğin koylarda turistik tesislerin kurulmasına,çarpık yapılaşmanın oluşmasına bir şekilde izin vermemişler.Koylarda bulunan işletmelerin çoğunluğu yerli.İşletmeler hep plaj bitimine kurulu ve şezlonglar şemsiyeler kendilerine ait.Hem denize girip hem işletmeden faydalanabiliyorsunuz.Akşam çökünce yarımadanın her plajında yemek masaları denizin yanına kuruluyor ve buda ayrı bir yemek zevki sunuyor.
Ve tabii ki asıl önemlisi şair Can YÜCEL'in sürekli gidip geldiği ,son yıllarında yerleştiği,yaşadığı,uğruna kitap yazdığı,öldüğü ve gömüldüğü yer olması benim ziyaretime ayrı bir heyecan katmıştır.Datçanın felsefesinin bu anlamda da farklı olduğunu gördüm.Şairlere ve sanatçılara kucak açmış,bağrına çekmiş,sahiplenmiş ve yaşatmış olması;günlük yaşantısını,bakış açısını bu dokunun üzerine kurması gerçekten hayranlık uyandırıcı.Bu örüntüyü Atatürk,Cumhuriyet,İstiklal caddelerinden içerilere girdiğinizde sizi karşılayan Nazım Hikmet,Can Yücel,Louis Aragon,Pablo Neruda,Berthold Brecht,Shakespeare gibi sokak adlarında görürsünüz.Her yıl farklı bir şair adına düzenlenen Can Şenliği festivali ve Barış günü için Simi adasına düzenlenen yüzme yarışlarında alırsınız bu soluğu...
-Tanrı sevdiği kulunun uzun ömürlü olmasını isterse Datça Yarımadasına bırakır…-

**
‘- Ne harika yer burası!
Nereden buldun bu Datça'yı
-Elimle koymuş gibi buldum'

PALAMUTBÜKÜ

HAYITBÜKÜ

Yarımadaların en güzelinde Tanrıçaların
en güzeline adanmış
şehir.
KNİDOS

ESKİ DATÇA

"Beni kuzum Datça’ya gömün
Geçin Ankara’yı İstanbul’u!
Oralar ağzına kadar dolu
Alabildiğine de pahalı,
Örneğin Zincirlikuyu’da
Bir mezar 750 milyona
Burası nispeten ucuzluk
Ortada kalma tehlikesi de yok
Hayır dua da istemez,
Dediğim gibi beni Datça’ya gömün
Şu deniz gören mezarlığın orda,
Gömü sanıp deşerlerse karışmam ama!"
CAN YÜCELİN MEZARI


"Bakkal Hasan’ın orda
Gulak daha önce gelmiş dükkâna
Bana bir guru fasule, dedi
Buz dolabından ossun!
Ben de kuru fasulye buz dolabında
Ne arıyor? Diye sordum.
Biz şaraba guru fasule deriz, dedi."

Datçanın en meşhur yiyecekleri Kekik ve Keçiboynuzu balı,Kapari,Badem ve Balığının tadına bakmadan dönmeyin..
Yorum (6) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
O Olmazsa Yaşayamam

O olmazsa yaşayamam
O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...
Can YÜCEL
Yorum (2) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Yıllar Sonra
Seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim
nere gitti tohuma deresinde - o ishalli yalnızlığım
saclarının uzun uzun o güneşli sarisi
yüzünun papatya sabahlığı - haziranlarımda
gülüşünun baharlığı susuşunun sonsuzluğu
nere gitti sende benim olan o sonsuz özlem
seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim
sen gittin - kaba kilimlerde kaldı ayak izlerim
pırıl pırıl selcilerde görkemli cevizlerde
asma altı su sesi - alacalı güneş sofralarında
sen gittin - inanılmaz öksüzlükler yaşadım
düştüm çetin yollara - türkülere ağıtlara belendim
saclarımda bulut oldun - alnımda demir parmaklık
seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim
ben çok çektim güzelim - karlı dağlar oldu basım
sen belki de mutluyudun - güzel günler geçirdin
çünkü kaf dağında prensestin - soylu bir güzelliktin
yaklaşılmaz bir varlıktın - masallık bir acıydın
göz göze geldik bir gün - bir dağ başı durağında
bindik ayni trene - kavuştuk yıllar sonra
seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim
haziranım sarı gülüm yaz güneşim özlemim
nice nice sular geçti - bildin mi köprülerden
kaç bahar kaç sonbahar kaç çocuk kaç intihar
nerdesin sen nerdeyim ben ne söylüyor bu çizgiler
bu aynalar neden böyle yakından bakıyorlar
neler anlatıyor bu şarkılar - uzak geçmişimizden
seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim
ağlamak bir dağ gülü - bir yanık orman belki
bir kurumuş çeşme belki - bir kimsesiz tutuklu
uçaklar otobüsler vapurlar telefonlar
haziranım sari gülüm yaz güneşim papatyam
kime giydin o akları - kim kaldırdı duvağını
kim kokladı kim baktı - bağrına kim - yıllar önce
seni kimler kaçırdı o güzel yazlarımdan - güzelim
Hasan Hüseyin
Yorum (2) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
SALOMEYE
Nietzsche'nin sevgilisi salome için yazdığı şiir;
**
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşıyorum ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne bulup oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde.
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki ’söz ver kendine’
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundandı.
Anladım.
NİETZSCHE
Yorum (4) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
HERŞEY SENDE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
CAN YÜCEL
Yorum (2) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Düşüme Düştün... /... Canın Acımadı Ya
ne zaman düştün sol yanıma da, vuruldum sözlerimden
benim yazım değilsin, korkarım kışım da
tenimde çıldırmış bir dilek tutuşturur iliklerimi
sen ateşsin
saat 17:28
kimbilir, şimdi neredesin
yoruldum korktuğum yangınlara yakalanmaktan
suya düştü intihar, boğuldu son bakış
kimi istesem uzaktır kıyı boyları
vedalar alnıma işlenmiş, nakış nakış
aşk! Sevdiğim ama dokunamadığım çiçek
kulaç attığım dalgalara sıkıştı haykırışım
gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?
nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?
yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum
söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..?
ne zaman girdin aklıma da, karıştım gecelerde
benim sevdam değilsin, korkarım sevenim de
yürekte şaha kalkmış bir arzu ıslatır dilimi
sen havasın
saat 22:16
kimbilir, şimdi hangi kuytudasın
arındım ve çözüldüm geçmişin kirli nefesinden
geceye düştü uyku, titredi acı soluk
kimi çağırdıysam, kapalıdır seslerinin yolu
üşümeler içimden akıyor, oluk oluk
tutku! Bildiğim ama gösteremediğim resim
akıttığım renklere takıldı gül yüzlü uçurtmam
susmayı öğrettiler bana, konuşmak nasıldır..?
nasıldır, bir sesin içinde bağdaş kurup dinlenmek..?
yitirdiğim öpüşlerde yanıyor sevgilerim
söylesene, nasıldır bir yüreğin içinde demlenmek..?
ne zaman geldin yanıma da, dağıldı hüznüm
kaçarım değilsin, korkarım tutanım da
sen topraksın
saat 22:39
kimbilir, şimdi hangi duygunun uykusundasın
PELİN ONAY
Yorum (6) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
ALİŞİM
Kasnağından fırlayan kayışa
kaptırdın mı kolunu Alişim!
Daha dün öğle paydosundan önce
Zilelinin gitti ayakları,
Yazıldı onun da raporu:
"ihmalden!"
Gidenler gitti Alişim,
Boş kaldı ceketin sağ kolu...
Hadi köyüne döndün diyelim,
tek elle sabanı kavrasan bile
Sarı öküz gün görmüştür,
Anlar işin iç yüzünü!
üzülme Alişim, sabana geçmezse hükmün
Ağanın davarlarına geçer...
Kim görecek kepenek altında eksiğini
kapılanırsın boğaz tokluğuna.
Varsın duvarda asılı kalsın bağlaman
beklesin mızrabını.
Sağ yanın yastık ister Alişim
sol yanın sevdiğini.
Kızlarda emektar sazın gibi
Çifte kol ister saracak!
RIFAT ILGAZ
Yorum (5) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Bahar Gelme Üstüme
Bahar, yalvarırım çek git işine!..
Salma üstüme çiçeklerini,
...aklımı çelme!..
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor.
Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek...
Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem...
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek...
Yapma bunu bana bahar,
Böyle üstüme gelme...!
* * *
Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı...
Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
Kalbimin buzları erimiş.
Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir...
Bir de sen çıldırtma beni...
Krizdeyim ben... tembelliğin sırası değil, uyamam sana...
Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.
Meltemlerine söyle, deli gibi ıslık çalıp sokağa çağırmasınlar beni...
Bulutların üşüşmesin başıma...
Girme kanıma benim...
...yoldan çıkarma...!
* * *
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
afrodizyakların en etkilisi,
Sevdanın suç ortağısın.
Kıyma bana...!
Biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka; gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin.
Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını, beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin...
O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman...
Ne o delişmen sabahlar kalacak, ne günaha çağıran çapkın eteklerin
uçuştuğu günbatımları...
Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan...
Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında...
Yeşerttiğin çiçekler, yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz...
Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... yüreğim viraneye...
Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak.
* * *
İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
İş açma başıma...
Git işine!
Yoldan çıkarma beni!..Can Dündar
Yorum (11) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
ÇEKMECE
Büyüklerle ben yapamıyorum
çocuklar da almıyor beni oyunlarına
devlet dairesinde
yangından kurtarılmayacak
sıkışmış bir cekmece gibiyim
açılamıyorum sana
Kardeşiyle sokaklarda hep
bir örnek giydirilen sen
nasıl sevmezsin eşitliği
yürürken düşen çoraplarını
aynı hizaya getirmek için
annen değil miydi önünde diz çöken
Öpüşme sahnesinin tam ortasında
içeri girdiğin yazlık sinemanın
yer göstericisiyim
yürüyorsun fenerimin ışığında
yer:Kız Kulesi
ve sonu ayrılıkla bitecek
hüzünlü bir aşk filmini oynuyor
beyaz duvarında
Bir kez olsun çıkmazken ağzından
seni sevdiğimi
her gün söylememi yadırgama
bil ki bu şehirde
iskelenin verilmesini
beklemeden atlarım vapurlara
Son karesi gibi Red Kit'in
batan güneşe doğru
sürerken atımı
gitme kal demeni bekliyorum
ama yalnızca
rüzgar çekiştiriyor atkımı
SUNAY AKIN
Yorum (7) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı









